PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Neden erkekler tecavüz eder?


Ametist
02-14-2009, 22:04
Neden erkekler tecavüz eder?


Dizi oyuncusuna yapılan tecavüz gündemde. Peki neden erkekler tecavüz eder? Ömer Bolat yazdı...

Psikologlar, tecavüze uğramış kadınların hissettiği kızgınlık, korku, kendinden nefret etme, ve utanç duygularının insanoğlunun hissedebileceği en kötü duygular olduğunu söylüyor. Yarattığı tahribatı düşünün!

Negatif duygular bedeni korumak için ortaya çıkmıştır. Tecavüz de bu kadar kötü duygulara sebebiyet verdiğine göre tecavüz de kadın için düşünülebilecek en kötü eylemdir.

Biz erkekler bu duyguları asla anlayamayız.

Erkeklere, tecavüzün kadın üzerinde yaratacağı tahribatı sormuşlar. 1 ile 7 arası bir rakam vermelerini istemişler. 1’de tahribat yok. 7’de en fazla tahribat. Erkeklerin ortalaması 5.6, kadınların 6.7 çıkmış. Fark çok açık.

Bir de ülkedeki namus kavramı eklenince üzerine. Durum daha da vahim.

İzmir’deki olayı hatırlayın. Hırsız eve giriyor. Kadına tecavüz ediyor. Kadını hem nişanlısı bırakıyor hem de işten atılıyor.

Tanıdıkları tarafından tecavüz edilen çoğu kadın, bunu söyleyemiyor çünkü “sen adama umut vermişsindir” diye suçlanmaktan korkuyor.

EREKLER NEDEN TECAVÜZ EDİYOR?

İlk önce tecavüz ile ilgili bazı bilgiler verelim.

- Tecavüzcüler hemen hemen her zaman erkek. Yani kadın, erkeğe tecavüz etmiyor.
- 10315 tecavüz vakası incelenmiş ve bunların % 85’i 30 yaşından genç kadınlar. Kadınlara yönelik diğer suçlara bakıldığında yaş 18 ile 60 arası değişiyor.
- Tecavüzcülerin profili incelendiğinde genel olarak genç, bekar ve nispeten fakir, ve öz-güveni olmayan kişiler olduğu görülmüş.

Peki, tecavüz eden neden kadın değil de erkek?

Bir ilişki kadın için daha risklidir çünkü hamile kalma ihtimali vardır. Bu durumda çocuğu taşıyacak ve ona bakacaktır. Çocuktan çoğu zaman anne sorumlu değil midir? Boşanan ailelere baktığımızda çocuklar çoğu zaman annededir.

Erkek için bu risk yoktur. İlişkiye girip ortadan kaybolabilir. Bunun için sürekli seks yapma ve farklı kadınlar ile birlikte olma dürtüsü ortaya çıkmıştır. Belki de fahişelik bu dürtüye cevap vermek için çıkmıştır.

Tecavüz, bu dürtünün sorunlu bir yansımasıdır.

Tecavüz, erkeğin diğer kadınlar ile birlikte olmak için kullandığı ve üreme dürtüsünün bilinçsizce tetiklediği üç mekanizmadan birisidir. Bunun için genç kadınları seçerler. Yukarda söylediğim gibi tecavüz edilen kadınların profili gençtir. Yaşlı bir kadın ile üreme olması zordur.

Diğer ikisi aşkla bağlı olunan bir ilişki (evlilik) ve kur yapılarak sağlanan geçici ilişkiler.

TECAVÜZ EDENLERİN PROFİLİ

Tecavüz edenlerin profiline baktığımız zaman diğer iki mekanizmada şanslarının çok az olduğunu görüyoruz. Geriye tecavüz kalıyor.

Hatta çoğu radikal islamcı suikast bombacısı erkeklerin de bu profile uyduğu söyleniyor. Dini sebeplerden dolayı tecavüze yeltenmiyorlar. Ama öbür dünyada hurilere kavuşma amacı güttükleri düşünülüyor.

Ama tecavüzün erkek için büyük bedeli vardır. Hapis, itibar kaybetme ya da diğer erkekler tarafından öldürülme riskleri vardır. (“Barda” ve “Geriye Dönüş Yok” filminin sonunu hatırlayın.)

Onun için hem yapıp hem de bedel ödemeyecekleri bir ortamı seçiyorlar. Son durumda olduğu gibi!

Aslında çaktırmadan taciz de bu dürtünün bir yansımasıdır. Kalabalık yerlerde taciz ile yakalanma riski azdır. Yıldız Tilbe vakası!

Çözüm ne?

Toplum bilinçlendirmek ve kadınların sosyo-ekonomik durumunu yükseltmektir.

Elimizde çok güçlü veriler var. Toplumda var olan eşitsizlik ile tecavüz oranları arasında çok büyük bir ilişki var. (Bu eşitsizlik başka toplumsal sorunlara da yol açıyor. Başka bir yazıda açıklayacağım.)

Erkeklerin yönettiği bir ülkede kadına yönelik politikalar ne kadar üretilebilir, bilmiyorum.

majisyen
02-14-2009, 22:14
müslümanlığa göre tecavüze uğrayan kadın öldürülüyor suçlu bunulup yani atamızın getirdiği kanun olmasa hala o durumda olcaktık şimdi şunu düşünmek lazım müslümanlıkmı kadınlara daha çok hak vermiştir atatürkmü ve şunuda düşünmek lazım niye hala bu kadar yobazlık devam ediyor niye bu insanlar hala atatürk düşmanı demekki din ve kanun kafalara hükmedemiyor eşek oluncada semer vuran çok oluyor ama en azından kanunu zorunluluklar yüzünden tecavüze yeltenenlerin sayısı az yoksa düşünsenize şeriat olsa ve tecavüze uğrayan kadının öldürülme korkusu olsa ...

shebaa
02-14-2009, 22:28
Zaten hep anlamakta zorlandığım hangi aklı başında bi kadın bu hükümleri kabul edebilir...
Adam sana tecavüz edecek sen öldürüleceksin oh ne güzel dünya...Şeriatta erkek olmak vardı..

dynamic apnea
02-14-2009, 22:29
10 sene ortadoğuda yaşadım.. Kimi zaman kapımı açık unutup uyuduğum oldu, ya da kapımı kilitlemeden işe gittiğim. Hiç bir suç vakasına rastlamadım, neden? Çünkü, cezalar ağırdı, kısasa kısas öngörülürdü. Cezalar kişiye göre değil suça göreydi..
Cinsel içerikli cezalar zaten pek rastlanmazdı, zaten alan razı satan razı pek çok ırktan insanı barındıran bir bölgeydi. Türkiyedeki kadar hiçbir ülkede hayvana ve kadına tecavüz vakasını duymadım. Kadına duyulan saygı kırsal toplumda eşeğe ya da yeni doğan bir buzağıya duyulandan fazla değil ..Buzağı kısmı ise en fazlasından çarpık bir olaydır hatırladıkça beni erkeklerden soğutan. Eğer hukuk tecavüz suçuna 6 ay ceza uygun görüyorsa, kadının eteğinin kısalığını kışkırtıcı unsur olarak nitelendirebiliyorsa ne diyebiliriz ki? Umarız içerideki elemanlar uygun cezayı veriyorlardır, ne diyelim. Kısasa kısas..

majisyen
02-14-2009, 22:38
[Only Registered Users Can See Links]

[Only Registered Users Can See Links]

şimdi öncelikle bu iki linki inceleyim ve sonrada aşağıdakı yazıyı okuyalım bu kanunlardaki değişiklik kim ve ne niyetli ne yansı insanlarca çıkarılmış bir daha düşünelim ...

Türk Ceza Kanunu, ceza muhakemesinin nasıl yapılacağı hususundaki kurallar ile bu sürece katılan kişilerin hak, yetki ve yükümlülüklerini düzenler.Yeni Türk Ceza Kanunu, 26 Eylül 2004 tarihinde TBMM tarafından kabul edildi. Kadın hareketinin 2002-2004 yılları arasında yürüttüğü Kadın Bakış Açısından TCK kampanyası sayesinde yeni kanun, kadın erkek eşitliğinin sağlanması, kadınların ve çocukların bedensel ve cinsel haklarının yasal olarak korunabilmesi için son derece önemli 30’dan fazla değişiklik içeriyor. Yeni Ceza Kanunu’nda kadının insan hakları ile ilgili değişiklikler:
Cinsel suçlar, “Topluma Karşı Suçlar” kısmının “Cinsel Bütünlüğe ve Edep Törelerine Karşı Suçlar” başlığı altından çıkarılarak “Kişilere Karşı Suçlar” kısmına alındı.
Eski ceza kanununda cinsel suçlar, “Kamu Ahlakı ve Aileye Karşı Suçlar” alt bölümünde, “Topluma Karşı Suçlar” kısmında düzenlenmekteydi. Bu sınıflandırma, kadınların bedenlerinin vee cinselliklerinin kendilerine değil, ailelerine ya da topluma ait olduğunu varsayan erkek egemen bir görüşü yansıtıyordu.
Yeni ceza kanununda cinsel suçlar “Cinsel Bütünlüğe Karşı Suçlar” alt bölümünde, “Kişilere Karşı İşlenen Suçlar” kısmında düzenlenmektedir. Bu düzenleme, yasal olarak kadınların kendi bedenlerinin ve cinselliklerinin sahibi olduklarını kabul ederek, Türk Ceza Kanunu’nun genel perspektifinde çığır açan bir değişim oluşturmaktadır.
Edep, töre, ırz, namus, ahlak, ayıp, edebe aykırı davranış gibi erkek egemen söylemler Ceza Kanunu’ndan çıkarıldı.
Eski ceza kanununda cinsel suçlar, çoğunlukla kadın cinselliğinin gelenekler adına kontrolünü içeren adab, ırz, namus, haya gibi tanımsız ve zamana ve mekana göre değişiklik gösteren kavramlara atıfta bulunarak yapılmaktaydı. Örneğin, tecavüz ve cinsel taciz suçları, zorla ırza geçme ve ırza tassadi şeklinde tanımlanıyordu. Evlilik dışında yeni doğan çocukların anneleri tarafından öldürülmesi durumunda öldürme, kadının namusunu korumak için yaptığı bir eylem olarak kabul edilerek ceza indirimi uygulanıyordu.
Yeni ceza kanununda bu tür referansların tümü ortadan kaldırıldı vee bu tür suçlara ilişkin tanımlar uluslararası insan hakları standartlarıyla uyumlu, kadının bedeni ve cinselliği üzerinde kontrolünü esas alan şekilde düzenlendi.
Cinsel suçlarla ilgili tanımlar genişletildi, işyerinde cinsel taciz suç olarak tanımlandı ve cinsel suçlara verilen cezalar arttırıldı.
Yeni ceza kanunu tecavüz, cinsel istismar, cinsel taciz konularında ilerici ve geniş tanımlara yer vermektedir. Eski ceza kanununda tecavüz ve cinsel taciz kişilerin cinsel bütünlüğüne saldırı yerine, “zorla/rızayla ırza geçme, ırza tassadi” şeklinde tanımlanıyordu. Reformdan sonra ise ceza kanununda cinsel saldırı “kişinin bedensel bütünlüğünü ihlal eden her türlü cinsel davranış” şeklinde tanımlanmaktadır.
Tecavüzün tanımı her hangi bir madde ya da organın vücuda sokulması, anal ve oral tecavüzü de kapsayacak şekilde genişletildi. Psikolojik baskı ya da tehdit, failin, mağdur olan kişinin psikolojik sağlığına zarar vermesi de ağırlaştırıcı nedenler kapsamına alındı. Göz altında ya da kolluk güçleri, devlet görevlileri, işverenler ya da akrabalar tarafından işlenen cinsel suçlar da ağırlaştırıcı neden olarak düzenlenmektedir.
Cinsel tacizin tanımı, “cinsel niyetli her türlü tacizi” içerecek şekilde genişletilerek, iş yerinde üst ya da ast tarafından yapılan her türlü cinsel taciz ağırlaştırıcı neden olarak kabul edilmiştir.
Çocuklara yönelik cinsel istismara ilişkin düzenlemelerde, “çocuğun rızası” kavramı kaldırılarak bu suçlar cinsel istismar suçu olarak ayrı bir başlık altına alındı
Eski ceza kanununda çocuklara yönelik cinsel tacizde çocuğun “rızası” olabileceğini varsayan ve bu durumlarda ceza indirimleri öngören koşullar bulunmaktaydı. Reformun ardından tecavüz, cinsel taciz, cinsel istismar durumlarında çocuğun rızası olabileceğine dair tüm hükümler kaldırıldı ve çocukların rızası ile tecavüz, cinsel taciz, cinsel istismar gibi tüm referanslar kanundan çıkarıldı, çocuklara karşı cinsel suçlar “çocukların cinsel istismarı” adı ile tek bir madde altında düzenlendi.
Eski ceza kanunu çocuklara yönelik cinsel istismarı ayrıca suç olarak belirtmek yerine, bu suçları tecavüz vee cinsel istismar suçları altında düzenliyordu. Yeni ceza kanununda ise 15 yaşında küçük çocuklara karşı işlenen suçlar “Çocuklara Karşı Cinsel İstismar” başlıklı ayrı bir maddede yer alıyor. Eğer suç anne ya da baba, akrabalar, yasal görevliler, bakıcılar, öğretmenler ya da çocuğun bakımından sorumlu sağlık görevlileri tarafından işlenirse, bu durum ağırlaştırıcı neden sayılmaktadır. Ayrıca çocuğun psikolojik sağlığına zarar verilmesi ağırlaştırıcı neden olarak kabul edilmektedir. Yukarıda da belirtildiği gibi, cinsel istismarda çocuğun rızasını öngören kabuller tamamen kanundan çıkarılmıştır.
Evlilik içi tecavüz suç olarak düzenlendi
Eski ceza kanununda evlilik içi tecavüz bir suç olarak kabul edilmiyordu. Tecavüzü düzenleyen maddenin gerekçesinde evlilik içi tecavüzün cinsel suç olmadığı belirtiliyordu. Yeni kanunda evlilik içi tecavüz ayrıca bir suç olarak düzenleniyor ve evlilik içi tecavüz durumunda mağdurun şikayeti üzerine dava açılabiliyor.
Namus cinayetlerinde ceza indirimleri yapılmasına neden olan “haksız tahrik” maddesi değiştirildi ve töre cinayetleri ağırlaştırılmış insan öldürme olarak düzenlendi
Yeni ceza kanunu namus cinayetlerinin engellenmesi için bir adım atmıştır. Eski ceza kanununda, “Haksız Tahrik” durumlarını düzenleyen bir madde namus cinayeti davalarında hakimler tarafından namus cinayeti faillerine ceza indirimi vermekte kullanılıyordu.
Yeni ceza kanununda bu madde sadece “haksız fiilleri” içerecek şekilde değiştirildi ve maddenin gerekçesine bu düzeltmenin, söz konusu maddenin namus cinayeti vakalarında kullanılmasını engellemek amacıyla yapıldığı da belirtildi.
Buna ek olarak töre saikiyle işlenen cinayetler, ağırlaştırıcı neden olarak tanımlandı. Her ne kadar bu düzenleme yetersiz olsa ve tüm namus cinayetlerini kapsamasa da, önemli bir adım oluşturuyor.
Kadınların evli - bekar, bakire – bakire olmayan temelinde ayrımcılığa uğramalarına neden olan maddeler değiştirildi.
Eski ceza kanunu tecavüzü düzenlerken, suçun evli ya da bakire bir kadına karşı işlenmesi durumunu ağırlaştırıcı neden olarak kabul ederek, bakire olan ve olmayan kadınları ya da evli ve evli olmayan kadınları birbirinden ayırıyordu. Yeni ceza kanununda tecavüze uğrayan kadının evli ya da bakire olması durumunda farklı ceza uygulaması ortadan kaldırıldı.
Tanımlar maddesinde “kadın” ve “kız” arasında ayrımı vurgulayan düzenleme kaldırıldı.
Evlilik dışında yeni doğan çocuğun annesi tarafından öldürülmesi durumunda ceza indirimi öngören madde kaldırıldı.
Eski ceza kanununda evlilik dışı yeni doğan çocuğunu öldüren anneye öngörülen ceza indirimi kaldırıldı. Bu madde, evlilik dışı çocuğun, kadının ve ailesinin “namus”unu tehlikeye düşürebileceği, dolayısıyla bu cinayetin yasal kabul edilebileceği temeline dayanıyordu.
Tecavüz ve kadın kaçırma olaylarında suçu işleyenin mağdurla evlenmesi durumunda suçluyu affederek ya da cezasını indirerek tecavüz ve kaçırmayı meşrulaştıran maddeler kaldırıldı.
Eski ceza kanununda tecavüz ya da kadın kaçırma mağdurlarının tecavüzcüleri ya da kendilerini kaçıranlarla evlenmeleri halinde failin cezasının azaltılması ya da ertelenmesine olanak tanıyan maddeler bulunmaktaydı. Bu kabul, kadınların tecavüzcüleriyle evlenmelerinin “namus”larını korumalarını sağlayarak daha iyi olabileceği varsayımına ve bu durumda mağdur ile evlenmenin suçu ortadan kaldırabileceği varsayımına dayanıyordu.
Zorla evlendirilmeyi de yasal hale getiren bu düzenlemelere, yeni ceza kanunundan çıkarıldı..
“Hayasızca Hareketler” maddesi sadece aleni cinsel ilişki ya da teşhircilik içeren davranışları kapsayacak biçimde daraltıldı.
Bu madde, “hayasızca hareketler” ya da “başkalarının namus vee iffet duygularına karşı” davranışları cezalandıran ve kolluk güçleri ya da mahkemelerce yoruma açık olarak kullanılabilecek belirsiz ve göreceli davranışları cezalandırmak için kullanılabilecek düzenlemeler içeriyordu. Bu madde çoğunlukla haksız yere eşcinselleri ve travestileri cezalandırmak için kullanılıyordu. Aynı zamanda kadınların cinsel hak ve özgürlüklerini sınırlandırmak için kullanılmaya da açıktı.
Yeni ceza kanununda bu madde sadece toplum içinde yapılan cinsel ilişkiyi ve teşhirciliği cezalandıracak biçimde daraltıldı.

dynamic apnea
02-14-2009, 22:41
ee pekii.. güsel ama neden tırsmıyor bu üç bacaklılar? yemeklerindeki hormon ve katkı maddesi fazlalığından tırsma yetilerini kaybettiler belki de.

majisyen
02-14-2009, 22:46
tecavüzün yeni yüzü enses ilişkilerdir sonra derlerki buna cin tecavüz etmiş bu ne yaptı belli değil töre cinayeti eğitim şart...

TatlıCadı
02-14-2009, 22:58
şu tecavüz eden erkekleri kökünden sünnet etcek bi robin hud türese

majisyen
02-14-2009, 23:01
iyi hoşta hep erkekler diyonuz bende burda bi itirafta bulanayım tecavüze uğramış bi erkek olarak nolcak ben ve benim durumumdakiler ala ala...

TatlıCadı
02-14-2009, 23:08
sendemi . tv ye çık hakkını ara . hiç tecavüze uğramış erkekte duymadım

majisyen
02-14-2009, 23:11
yok biz erkekler ser verir sır vermeyiz dedikodu huyumuz yoktur işte kadın ve erkek farkı bahtımsa çekerim...

mormelek
02-14-2009, 23:16
Maalesef kişi'de özgüven eksikliği ve kişilik bozukluğu varsa bu türlü vakalara rastlanıyor.Bir de bu türdeki kişilerin büyüdüğü ortam başta aile yapısı çok önemli diye düşünüyorum.Hala aç bir toplum'da yaşamaktayız ne yazık ki...