PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Sözün Gücü, Sihirli Sözler - Dualar


cru
11-04-2009, 16:55
Düzenli olarak söylenmesi gerektiğinin vurgulanması, önemli bir açıklamadır. Çünkü belli bir enerjiye sahip kelime ya da cümleleri arka arkaya söylemekle o enerjinin sürekliliği sağlanmaktadır. Mantra ve zikirlerin de çıkışı bu prensibe
dayanmaktadır. Dua ve ilhâhiler için de durum ayinidir Dua ve İlâhilerin temeli, Söz'ün Gücü'ne dayanır... Mısırlılar bunu "Güç Sözleri" olarak isimlendirmişlerdi...
Kadim zamanlarda ağızdan çıkan söz yaratıcı enerjileri harekete geçirirdi. O yüzden söylenen bir sözün geri alınması mümkün değildi. Çünkü sözün kullanımı, tezahür yasalarını harekete geçiren en etken yöntemdir.
Söz, Ruhun gücünü harekete geçiriyor, evrensel enerjiler de ruhsal enerjinin etkisiyle hedeflenen amaca yönleniyor ve sözün amacı bu şekilde gerçekleşiyordu. Yani kelime ya da kelimelerin söylenişi ile bir dizi tetikleme ortaya çıkıyordu. Bunun olabilmesi için bu tetikleme sistemi ile ilgili tam bir bilgiye ihtiyaç vardı. Dünya üzerinde ezoterik-inisiyatik çalışmaların gerçekleştirildiği hemen her yerde, "Sözün Gücü"ünden bahsedilir. Ancak şunu gayet iyi biliyoruz ki, günümüze kadar gelinceye kadar sözün gücü yitirilmiştir. Çünkü insanoğlu evrensel enerjilerle doğrudan bağını kaybetmiştir. Atlantis'ten sonra başlayan bizim devremizde, söz, ikilidüalist bir yapı içinde, çok anlamlı ve birbirine göre anlamı değişen süreçler için kullanılmaya başladı.Ve gerçeğin sana göresi, bana göresi oluştu. Ve en önemlisi yalan oluştu. Bizim devremizde artık yalan söylenebiliyordu.Yani gerçekler kolaylıkla karşıdaki bir varlıktan saklanabiliyordu. Hatta bundan yararlanarak kişisel fayda bile sağlanır oldu.
Tufan Öncesi'ne ait uygarlıkların ilk dönemlerinde yalan yoktu. Tüm gerçekler olabildiğince açık herkesin gözü önünde bulunuyordu. Çünkü içtenliğin saklanması diye bir olgu yoktu. Çünkü sözün enerjisi sonsuzdu ve yalanın hedef aldığı şeyin o günlerde anlamı ve hükmü yoktu. O yüzden yalan yoktu. Çünkü "Sözün Gücü" vardı. Günümüzde "Sözün Gücü"ne yeniden ulaşabiliriz. Bizim devremize ait dinsel çalışmalarda evrensel enerjileri harekete geçiren "Sözün Gücü"nden yararlanabilmek için yapılan pratik çalışmalar, duanın temelini oluşturmuştur. İnsanlar bireysel ya da topluca gerçekleştirdikleri ibadetleri sırasında ettikleri dua ile, bilmeden de olsa bu tekniği aslında kullanmış ve halen de kullanmaya devam etmektedirler.
"Sözün Gücü" ile günümüzde de herkes için evrensel enerjileri harekete geçirmek mümkündür. Ama yeter ki, bunu bilinçli olarak yapabilelim.
Sözün Gücü nereden geliyordu? Bu meseleyi birkaç cümleyle özetleyelim:
Birbirini tetikleyen enerjiler kelimelerin telaffuzuyla başlıyordu.

1- Duayı oluşturan kelimelerin üzerine yüklenen enerjinin bu kelimelerin telaffuzu sırasında açığa çıkması.
2- Bu sözlerin söylenişi ile oluşturulan düşünce enerjisinin konsantrasyonu. Ve bu konsantre edilmiş enerjinin yönlendirilmesi.

İşte bu yönlenen enerjiler fizik planda ve ruhsal planda ayrı ayrı etkilere neden olmaktaydı. Fizik planda fiziksel etkilere neden olan bu enerjiler, ruhsal planda (astral) ruhsal etkilerin harekete geçişine neden olmakta ve bu harekete geçen
enerjiler tekrar fizik plana yansımaktaydı.

E.Candan

mormelek
11-04-2009, 18:40
Bilerek yada bilmeden harekete geçirdiğimiz enerjinin,sonuçlarına katlanıyoruz.Sonra da aa bu niye benim başıma geldi ki diyerek isyana düşüyoruz.Halbuki bilinç düzeyimizi geliştirip bunu kullanmayı öğrensek belkide hayal bile edemeyeceğimiz şeylere vakıf oluruz.Hele günümüzde insanlar o kadar birşeylere karşı inançsızki.İşte hep istiyorumda olmuyor gibi.Sistemi anlamaya çalışmıyoruz en büyük hatamızda bu olsa gerek.Kalıplarımız ve önyargılarımızdan kurtulmadan bunu gerçekleştirebileceğimizide sanmıyorum.Herşey bir neden-sonuç ilişkisine dayalı...

juturne
04-14-2012, 10:25
Esmalar bu duruma örnek olabilir mi acaba merak ettim gerçekten..?

xxgusta
06-09-2012, 19:56
elbette eğer bir esmayı ne için söylediğini bilerek sürekli söylediğinde gücü hissedebilirsin ben hissediyorum fakat okadar şeyle uğraşıyoruzki doğrusu bişeyi gerçekten istemek nerdeyse mümkün görünmüyor çünki zamanımızda herşey o kadar hızla değişiyorki neredeyse yaşamaya çalışmaktan başka emin olabileceğimiz bişey yok gibi :))dimi?

ginoxis75
06-09-2012, 21:03
ben bunun beyinle ilişiklendiriyorum beyin buna alışıyor her tekrarlanan eylem beyin bilinçaltına işliyor tabiki dua anahtarların çok önemi var ama beyin her söylenen sözü alıyor kayda biri bana sürekli olumsuz konuştumu artık dur diyorum kendi yok olan özgüvenine bana verme diyorum.

xxgusta
06-10-2012, 17:29
evet ginoxis75 etrafımızda okadar çok canlı enerji dolaşıyorki:))neredeyse yüzde 90 olumsuz hepsine engel olamıyorsun illaki biraz da olsa bulaşıyor en iyisi çevremizi kendi enerji seviyemize göre ayarlamak sevgilerimle

acaip
06-10-2012, 19:17
Yok ben anladım bana şöyle eşek sudan gelene kadar bir sopa lazım ki aklım başıma gelsin. (mecazi anlamda söyledim tabii). Kuantum düşünce yönetimi, reiki, feng shui üzerine bir sürü kitap okudum, pozitif enerjinin ve evrene gönderilen enerjinin ne kadar önemli olduğunu biliyorum. Ama ne meditasyonla ne de başka şekilde şu kafamı bir konu üzerinde toplayamadım gitti. Astral seyahate başladığımda da, zikir çekerkende bir konuya yoğunlaşamıyorum. İşlerin düzemesinden başlıyorum, hayatımın düzelmesine geçiyorum, hadi bir de aşk olsun hayatımda derken, sayısal lotoyu tutturmaktan çıkıyorum. Anladım ben benden bir şey olmaz:))

xxgusta
06-24-2012, 15:45
acaipsin valla acaip:))etrafımızda okadar boş değil çevremiz enerji sarmallarıyla o kadar doluki bırakmıyorlar düşüncelelerimizi ve enerjilerini yani yoğunlaşmamızı engelliyorlar bişey istemeyegör okadar zıt enerji karşına çıkıyorki adeta görünmez bir el bizi engelliyor acaip ben böylşe hissediyorum :))bi sürü dandik yaşam bi sürü dandik işler sorma gitsin:))