PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Cadıların Uçmak İçin Uyguladığı İksir


hydrokinezi
05-01-2010, 19:48
Bunun cadılara ait olduğunu bile düşünemiyorum. cadılar böyle şeyler yapmazlar. sadece paylaşmak istedim. bence bunu dark-paganlardaki cadılar yapar :


bir yasını doldurmamıs bir insan yavrusunun topukları kesilerek kanı bir kaba toplanır sonrada cesedi bir kazanda kaynatılır, kanın içine yabani havuc,bıldırcın otu,besparmak otu,köpek üzümü ve is karıstırılır ve bu karısım kazana atılarak yagın içinde eritilir olusan merhemi cıklak vücuda deriler kızırıncaya kadar sıvazlanır

alıntı


Yönetim notu:
Bu tür uygulamaları tasvip etmiyoruz fakat, fikir özgürlüğü açısından mesajı silmedim. Yüksek büyüye ulaşamayan kişiler bu tür uygulamalarla yükselmeyi amaaçlar, fakat sadece amaçlar, çünkü ulaşamaz. Kişisel gelişim yolunda biz herkese özellikle siz çocuklara her türlü doğru yolu gösteriyoruz seçim sizin. Amacınız basit bir büyücü olmaksa istediğinizi yapın bize yanaşmayın ama kişisel gelişimin güzelliklerini yaşamak isterseniz üstadı takip edin.Dark-prince

suck_blood
09-03-2010, 14:30
buna inanıp yapan (tabiri caizse ama yinede hoş değil) psikopat warmıdır acaba :S

hydrokinezi
09-03-2010, 18:55
satanist cadılar var. belki onlar yapar

suck_blood
09-03-2010, 19:18
bu satanistlerin böyle çok vakası var ilginc insanlar :S
kedi kesme kara büyü (bunların kara büyüleri daha ilginc :D) şeytanla işbirliği ve ilginç hareketler uğruna saçma sapan suçların işlenmesi vs.

_dRuidE_
10-09-2010, 18:15
bu cadı büyüsü değil.cadılar doğayla iç içe yaşayan varlıklardır.onlar en fazla karga tüğü,bitkiler vs. ile büyülerini yapar satanist cadılar bile bu büyü'yü yapmaz onlarında farklı yöntemleri vardır.

saygılarımla

dRuid...

Ea
10-09-2010, 18:29
Saçmalamayın arkadaşlar. Böyle bir şey gerçek olsaydı, en azından bir kaç düzine adamı uçarken görmek mümkün olurdu. Bu yazılanları deneyebilecek zihniyette binlerce insan olduğunu da unutmayın. Afrika'da hala albinolar kesiliyor. Neye yarıyor? Hiç...

semih
10-09-2010, 22:46
Bu zamana kadar kac tane cadi ucmus??? Masallara ancak cocuklari anlatabilirsiniz.

hydrokinezi
10-10-2010, 07:43
Hey durun biraz. Bu sadece bir paylasım. Buldum ve siteye koydum. Burası paylaşın sitesi. Ben zaten bunu cadılar yapmaz diyorum. Sadece paylaşım. Ve arkadaşlar kafanızı çalıştırın burda uçmaktan kastedilen astral seyahat.

_dRuidE_
10-10-2010, 16:21
Bununla astral seyehat'da yapılmaz.dediğin gibi burası bir paylaşım sitesi.birde bu yalan birşey satanistlerin yaptığım şeytana adak fln olayları ben bunları biliyorum sadece vücuda sürülmüyor.tarifi paylaşabilirim isterseniz?

saygılarımla

dRuid...

_dRuidE_
10-10-2010, 16:23
pardon yaptığım demişim xD sorry... xD

saygılarımla

GrizzlyBear
10-11-2010, 23:58
Konuştuğunuz tradisyonu bilmeden konuşmayın lütfen. Cadılar astral çalışmalar yaparak da bunları yapabilir ve birçok bitki cadıları astral seyahate çıkarmaya yeter. Bu zehirli bitkiler zaten öldürücü derecede zehirli olduğu için sistemi çok iyi bilen cadılar dışında kullanmaya cesareti olanlar da yoktur. Tragna kitabını okumuş olanlarınız varsa şayet katlarda kişilerin kanlarının akıtılabildiği bilgisine bir nebze sahip olurunuz. Ha bu çalışma uydurma, engizisyon mahkemelerinin cadılara attığı lekeden başka bir şey değildir orası ayrı mesele. Ama cadıları da şirin, doğanın koruyucuları, sevimli dünya melekleri ve şeker insancıklar olarak görmeyin. Tarih boyunca yapılmış cadı lanetleme çalışmaları hakkında bilginiz olsa dudaklarınız uçuklardı.

Ha ayrıca, Satanist sistemlere de çamur atmayı bırakmanızda yarar var, zira sizin yürümekte korktuğunuz yollarda yürüyen insanlar (sapkın medyatik olanlardan bahsetmiyorum), kendi gölgelerini benimseyerek yaşayan insanların riskli olması sizin tercihinizde olan bir şey değil. İnsan oğlu iyi-kötü düalitesine aşina edildiği günden itibaren aydınlık tarafa sahip olduğu kadar karanlık tarafa da sahip olmuştur. Satanizm sistemlerini yeterince araştırmadan konuşmanız da ayrı bir mevzu.

Ea
10-12-2010, 11:42
Konuştuğunuz tradisyonu bilmeden konuşmayın lütfen. Cadılar astral çalışmalar yaparak da bunları yapabilir ve birçok bitki cadıları astral seyahate çıkarmaya yeter. Bu zehirli bitkiler zaten öldürücü derecede zehirli olduğu için sistemi çok iyi bilen cadılar dışında kullanmaya cesareti olanlar da yoktur. Tragna kitabını okumuş olanlarınız varsa şayet katlarda kişilerin kanlarının akıtılabildiği bilgisine bir nebze sahip olurunuz. Ha bu çalışma uydurma, engizisyon mahkemelerinin cadılara attığı lekeden başka bir şey değildir orası ayrı mesele. Ama cadıları da şirin, doğanın koruyucuları, sevimli dünya melekleri ve şeker insancıklar olarak görmeyin. Tarih boyunca yapılmış cadı lanetleme çalışmaları hakkında bilginiz olsa dudaklarınız uçuklardı.

Ha ayrıca, Satanist sistemlere de çamur atmayı bırakmanızda yarar var, zira sizin yürümekte korktuğunuz yollarda yürüyen insanlar (sapkın medyatik olanlardan bahsetmiyorum), kendi gölgelerini benimseyerek yaşayan insanların riskli olması sizin tercihinizde olan bir şey değil. İnsan oğlu iyi-kötü düalitesine aşina edildiği günden itibaren aydınlık tarafa sahip olduğu kadar karanlık tarafa da sahip olmuştur. Satanizm sistemlerini yeterince araştırmadan konuşmanız da ayrı bir mevzu.
Sitenin bu bölümlerini sadece biz değil, isteyen herkes okuyor. İzmir gibi bir yerde, 4 üniversite öğrencisinin, bir kediyi tekmeleyerek ve kafasını ezerek öldürdüğü bu ülkede, bu tür bir formülü uygulamaya kalkacak bir sürü insan bulabilirsiniz. Sakın "Olmaz öyle şey." demeyin. İnsanların neler yapabileceğini tahmin bile edemezsiniz.

GrizzlyBear
10-12-2010, 11:46
Tabii ki bunu kimse yapmaz demiyorum, ben formülün geneli adına bir açıklama yaptım. Kişilerin sapık fantezilerini tatmin etmesi için bu gibi yazıları okumalarına özellikle gerek yoktur, ama gördüklerinde dürtülerinin kabarmayacağını söylemek de yalan olur. O nedenle bu konuda size de hak veriyorum.

Dark-Prince
10-12-2010, 11:46
Sitenin bu bölümlerini sadece biz değil, isteyen herkes okuyor. İzmir gibi bir yerde, 4 üniversite öğrencisinin, bir kediyi tekmeleyerek ve kafasını ezerek öldürdüğü bu ülkede, bu tür bir formülü uygulamaya kalkacak bir sürü insan bulabilirsiniz. Sakın "Olmaz öyle şey." demeyin. İnsanların neler yapabileceğini tahmin bile edemezsiniz.

Ankarada bir medyum arkadaşımın anlattığı olayı aktarayım

Sözde bir hoca kişilere uygulama yapmak için yeni mezar açtırıp kefen ve ceset parçaları aldırıyormuş, zihniyete bakın bunu yapan daha neler yapar.

AtMaCa
10-12-2010, 14:53
Bravo dergisi, sayı 14-16 – 1982 Ağustos - Ekim Haluk Akçam ın Büyücülük isimli yazısından alıntıdır ve zamandan bu zamana kadar bu uygulama yapanı yada bu konu için dergiye yada yazara her hangi birşey olmamıştır yazının devamının bi kısmını aşağıda yayınlıyorum.


Avrupa'da "Witch", "Hexe", "Sorciere" ismiyle anılan bu cadılar, "Witchcraft", "Hexerei", "Sorcellerie" denilen bir çeşit büyücülükle uğraşırlardı. Cadıların etrafta yarattığı korku, onların yeteneklerinin ve görünümlerinin abartılarak aktarılmasına neden olmuştu. "Gerçekten insanı kurbağa şekline soktukları olmuş mudur?" veya "Hepsi de kanca burunlu kambur birer ihtiyar kocakarı mıydı?", "Fırtınalara bunlar mı sebep oluyordu?" diye sorulduğunda, olumlu cevap vermek pek mümkün değildir. Ama, cadıların kendi aralarında belirli bir yöntem kullanarak pek çok insanın canını yaktığı da inkâr edilemez.
Cadılar hakkında bilinen en önemli şey, "Sabbath" ayinleridir. Sabbath kelimesi, fanatik Hıristiyanlarca Yahudilerin "sebt günü"ne atfen kullanılmış ve dolayısıyla Yahudilerin aslında birer cadı ve büyücü oldukları ima edilmiştir. Aslında bu yakıştırmanın gerçekle bir ilgisi yoktur.
"Sabbath ayini" gece yarısına doğru başlar ve gün ışımadan sona ererdi. Yer olarak dörtyol ağzı, koruluk, açık kırlar, bazen de terkedilmiş kiliseler seçilirdi. Haftanın hangi günü olursa olsun, Cumartesi dışında ayin yapmak mümkündü. Yeniay ve dolunayda yapılan ayinler önem taşırdı. Senenin iki günü büyük ayin için ayrılmıştı: 31 Aralık (Allhallows Eve) ve 30 Nisan (Walpurgisnacht). Mevsimlerin başlangıcı da ayrı olarak kutlanırdı: Kış 2 Şubatta, Bahar 23 Haziranda, Yaz 1 Ağustosta, Sonbahar 21 Aralıkta. Ayrıca, 3 Mayıs ve 1 Kasım günleri de önemli sayılırdı.
Ayine katılacak cadı önce hazırlığını yapar, "uçmak için gerekli merhemi" vücuduna sıvardı. Bu merhemin hazırlanışı hakkında çeşitli iddialar vardır. Hemen her reçetede, "boğularak öldürülmüş bir bebeğin kazanda kaynatılmasıyla elde edilen yağlı sıvı"dan bahsedilmekte. Bazı itiraflardan alınan sonuca göre, önce bir yaşını doldurmamış bir insan yavrusunun topukları kesilerek kanı bir kapta toplanır, sonra da cesedi kazanda kaynatılırmış. Kanın içine yabani havuç, bıldırcın otu, beşparmak otu, köpek üzümü ve is karıştırılır, sonra bu karışım kazana atılarak yağın içinde eritilirmiş. Meydana gelen merhemi de çıplak vücutlarına derileri kızarıncaya kadar sıvarlarmış.
Ayrıca, uçmak için gerekli diğer bir drog (ilaç) da "belladona"dır. Bütün bu otların içindeki toksik maddeler deri yoluyla kana karıştığında kalbin atışını, tansiyonu derhal etkileyerek "delirium" (cinnet) hali yaratmaktadır. "Baldıran otu"nun ilavesi ise, kişiyi paralize etmekte (hareketsiz bırakmakta) ve halüzinasyona (hayal görmeye) elverişli hale getirmektedir. Bu karışımı vücutlarına sıvadıktan sonra, cadılar aslında fizik olarak hiçbir yere uçmuyorlardı. Kana karışan drogların (ilaçların) tesiriyle kendilerinden geçerek kaskatı bir halde yatağa uzanıp kalırlardı.
Fakat, işin ilginç tarafı, bu işlemi yapan her cadı kendine geldiğinde ya süpürgesine binip uçtuğunu, ya da Şeytanın armağanı olan bir keçiye, koça veya köpeğe binerek uçtuğunu, diğer cadılarla birlikte "Sabbath ayini"ne katıldığını söylemekteydi. Üstelik, birbirinden haberi olmaksızın ayine katılan her cadı, genellikle aynı şeyleri anlatmıştı. Bu durumda, cadıların ortak bir hayal âleminde belirli bir olayı yaşamış olması sonucu ortaya çıkmaktadır.
Öte yandan, zaman zaman bazı çıplak insanların süpürgeler ve hayvanlar üzerinde uçarak belirli bir yere doğru gittiklerini ve bu manzaranın dolunayda tüyler ürpertici olduğunu anlatanlara da rastlanmaktaydı.
Ayinin yapıldığı yerde toplanan cadılar, kimine göre 50-100 kişiden ibaretti, kimine göreyse binlerce. Ama her ayinde esas figür "Şeytan"dı. Yarı teke yarı insan görünümünde, normalin üstünde bir cüsseye sahip, ürkütücü görünümü olan bir yaratıktı bu. Tahtında oturur ve cadılar toplandıktan sonra ayini başlatırdı. Cadılar arası evlenmeler, bu işe yeni başlayanların Şeytan tarafından vaftizi, cadıların Şeytan için getirdikleri hediyelerin sunulması bu sırada yapılırdı. Evlenme, vaftiz ve anlaşmalar Şeytanın kırmızı kitabı içine yazılır, cadının kanı ile imzalanırdı. Daha sonra cadılar, bir hürmet ifadesi olarak sırayla şeytanın ardını öperlerdi. Bu olaylar esnasında sırt sırta oturmak, bacakları havaya dikip başı toprağa eğerek konuşmak, en çok uygulanan garipliklerdi.
Bu yola yeni giren cadı adayı, önce haçın üstüne basıp Hıristiyanlığı reddeder, ardından Şeytanın vaftiziyle cadılık ismini kazanırdı. Yapacağı anlaşmaya göre, Şeytana her hafta bir çocuk veya bir insan kurban edeceğine veya şu kadar insanı hasta edeceğine dair yemin ederdi. Bu anlaşma hükümleri kırmızı kitaba yazıldıktan sonra da, cadı adayı Şeytanın ardını öperek sadakatini göstermiş olurdu. Bu arada, Şeytan da ona önce sürüneceği merhemin reçetesini verir, daha sonra da büyücülük için gerekli şeyleri öğretirdi.
Bu işlerden sonra ziyafet faslı gelirdi. Sofrada ekmek ve tuzdan başka her şey bulunurdu. Ama, genellikle parçalanmış çocukların etleri, kedi beyni, soğuk yağlar gibi iğrenç yemekler yenirdi. Bu arada devamlı şarap içilirdi. Ziyafet bitince dans başlardı. Birbirlerine sırtları dönük olarak daireler çizen cadılar, hep sola dönerek dans ederlerdi. Deliler gibi döndükten sonra, sıra cinsi münasebete gelirdi. Ana-oğul, baba-kız, cümbür cemaat birbirlerine karışırlardı. İnanışa göre, bu sırada Şeytan ve etrafındaki iblisler de cadılarla cinsel münasebette bulunurdu. Engizisyon tarafından cadılardan alınan itiraflarda bu âlemler uzun uzadıya anlatılmaktadır. Fakat, işkence altında alınan bu ifadelerin sağlıklılık derecesi öteden beri tartışılır olmuştur.

Bütün bakmayı bilirsek yazının tamamına bakarsak daha net anlaşılır detaylar.

majisyen
10-13-2010, 23:31
Bravo dergisi, sayı 14-16 – 1982 Ağustos - Ekim Haluk Akçam ın Büyücülük isimli yazısından alıntıdır ve zamandan bu zamana kadar bu uygulama yapanı yada bu konu için dergiye yada yazara her hangi birşey olmamıştır yazının devamının bi kısmını aşağıda yayınlıyorum.


Avrupa'da "Witch", "Hexe", "Sorciere" ismiyle anılan bu cadılar, "Witchcraft", "Hexerei", "Sorcellerie" denilen bir çeşit büyücülükle uğraşırlardı. Cadıların etrafta yarattığı korku, onların yeteneklerinin ve görünümlerinin abartılarak aktarılmasına neden olmuştu. "Gerçekten insanı kurbağa şekline soktukları olmuş mudur?" veya "Hepsi de kanca burunlu kambur birer ihtiyar kocakarı mıydı?", "Fırtınalara bunlar mı sebep oluyordu?" diye sorulduğunda, olumlu cevap vermek pek mümkün değildir. Ama, cadıların kendi aralarında belirli bir yöntem kullanarak pek çok insanın canını yaktığı da inkâr edilemez.
Cadılar hakkında bilinen en önemli şey, "Sabbath" ayinleridir. Sabbath kelimesi, fanatik Hıristiyanlarca Yahudilerin "sebt günü"ne atfen kullanılmış ve dolayısıyla Yahudilerin aslında birer cadı ve büyücü oldukları ima edilmiştir. Aslında bu yakıştırmanın gerçekle bir ilgisi yoktur.
"Sabbath ayini" gece yarısına doğru başlar ve gün ışımadan sona ererdi. Yer olarak dörtyol ağzı, koruluk, açık kırlar, bazen de terkedilmiş kiliseler seçilirdi. Haftanın hangi günü olursa olsun, Cumartesi dışında ayin yapmak mümkündü. Yeniay ve dolunayda yapılan ayinler önem taşırdı. Senenin iki günü büyük ayin için ayrılmıştı: 31 Aralık (Allhallows Eve) ve 30 Nisan (Walpurgisnacht). Mevsimlerin başlangıcı da ayrı olarak kutlanırdı: Kış 2 Şubatta, Bahar 23 Haziranda, Yaz 1 Ağustosta, Sonbahar 21 Aralıkta. Ayrıca, 3 Mayıs ve 1 Kasım günleri de önemli sayılırdı.
Ayine katılacak cadı önce hazırlığını yapar, "uçmak için gerekli merhemi" vücuduna sıvardı. Bu merhemin hazırlanışı hakkında çeşitli iddialar vardır. Hemen her reçetede, "boğularak öldürülmüş bir bebeğin kazanda kaynatılmasıyla elde edilen yağlı sıvı"dan bahsedilmekte. Bazı itiraflardan alınan sonuca göre, önce bir yaşını doldurmamış bir insan yavrusunun topukları kesilerek kanı bir kapta toplanır, sonra da cesedi kazanda kaynatılırmış. Kanın içine yabani havuç, bıldırcın otu, beşparmak otu, köpek üzümü ve is karıştırılır, sonra bu karışım kazana atılarak yağın içinde eritilirmiş. Meydana gelen merhemi de çıplak vücutlarına derileri kızarıncaya kadar sıvarlarmış.
Ayrıca, uçmak için gerekli diğer bir drog (ilaç) da "belladona"dır. Bütün bu otların içindeki toksik maddeler deri yoluyla kana karıştığında kalbin atışını, tansiyonu derhal etkileyerek "delirium" (cinnet) hali yaratmaktadır. "Baldıran otu"nun ilavesi ise, kişiyi paralize etmekte (hareketsiz bırakmakta) ve halüzinasyona (hayal görmeye) elverişli hale getirmektedir. Bu karışımı vücutlarına sıvadıktan sonra, cadılar aslında fizik olarak hiçbir yere uçmuyorlardı. Kana karışan drogların (ilaçların) tesiriyle kendilerinden geçerek kaskatı bir halde yatağa uzanıp kalırlardı.
Fakat, işin ilginç tarafı, bu işlemi yapan her cadı kendine geldiğinde ya süpürgesine binip uçtuğunu, ya da Şeytanın armağanı olan bir keçiye, koça veya köpeğe binerek uçtuğunu, diğer cadılarla birlikte "Sabbath ayini"ne katıldığını söylemekteydi. Üstelik, birbirinden haberi olmaksızın ayine katılan her cadı, genellikle aynı şeyleri anlatmıştı. Bu durumda, cadıların ortak bir hayal âleminde belirli bir olayı yaşamış olması sonucu ortaya çıkmaktadır.
Öte yandan, zaman zaman bazı çıplak insanların süpürgeler ve hayvanlar üzerinde uçarak belirli bir yere doğru gittiklerini ve bu manzaranın dolunayda tüyler ürpertici olduğunu anlatanlara da rastlanmaktaydı.
Ayinin yapıldığı yerde toplanan cadılar, kimine göre 50-100 kişiden ibaretti, kimine göreyse binlerce. Ama her ayinde esas figür "Şeytan"dı. Yarı teke yarı insan görünümünde, normalin üstünde bir cüsseye sahip, ürkütücü görünümü olan bir yaratıktı bu. Tahtında oturur ve cadılar toplandıktan sonra ayini başlatırdı. Cadılar arası evlenmeler, bu işe yeni başlayanların Şeytan tarafından vaftizi, cadıların Şeytan için getirdikleri hediyelerin sunulması bu sırada yapılırdı. Evlenme, vaftiz ve anlaşmalar Şeytanın kırmızı kitabı içine yazılır, cadının kanı ile imzalanırdı. Daha sonra cadılar, bir hürmet ifadesi olarak sırayla şeytanın ardını öperlerdi. Bu olaylar esnasında sırt sırta oturmak, bacakları havaya dikip başı toprağa eğerek konuşmak, en çok uygulanan garipliklerdi.
Bu yola yeni giren cadı adayı, önce haçın üstüne basıp Hıristiyanlığı reddeder, ardından Şeytanın vaftiziyle cadılık ismini kazanırdı. Yapacağı anlaşmaya göre, Şeytana her hafta bir çocuk veya bir insan kurban edeceğine veya şu kadar insanı hasta edeceğine dair yemin ederdi. Bu anlaşma hükümleri kırmızı kitaba yazıldıktan sonra da, cadı adayı Şeytanın ardını öperek sadakatini göstermiş olurdu. Bu arada, Şeytan da ona önce sürüneceği merhemin reçetesini verir, daha sonra da büyücülük için gerekli şeyleri öğretirdi.
Bu işlerden sonra ziyafet faslı gelirdi. Sofrada ekmek ve tuzdan başka her şey bulunurdu. Ama, genellikle parçalanmış çocukların etleri, kedi beyni, soğuk yağlar gibi iğrenç yemekler yenirdi. Bu arada devamlı şarap içilirdi. Ziyafet bitince dans başlardı. Birbirlerine sırtları dönük olarak daireler çizen cadılar, hep sola dönerek dans ederlerdi. Deliler gibi döndükten sonra, sıra cinsi münasebete gelirdi. Ana-oğul, baba-kız, cümbür cemaat birbirlerine karışırlardı. İnanışa göre, bu sırada Şeytan ve etrafındaki iblisler de cadılarla cinsel münasebette bulunurdu. Engizisyon tarafından cadılardan alınan itiraflarda bu âlemler uzun uzadıya anlatılmaktadır. Fakat, işkence altında alınan bu ifadelerin sağlıklılık derecesi öteden beri tartışılır olmuştur.

Bütün bakmayı bilirsek yazının tamamına bakarsak daha net anlaşılır detaylar.

konuyu güzel yakalamışsın atmaca ama ne garipki böle bir dergi yazısını bazıları tarif bazılarıda eksik tarif demişya helal olsun arkadaşlar sır mır dediysek piyasa bilgilerini siz kimseye sölemiyosunuz diye sır değildir lütfen daha dikkatlı olun ve bu tür şeylerle kimseyi özelliklede kendinizi kandırmayın.

yaralıaşık
12-13-2010, 11:24
bu korkunç bir canlıya zarar vererek yapmak ürktüm okurken.

YolCu
12-13-2010, 11:52
Yanılmıyorsam 90 lı yıllarda hollywood yapımı bir film vardı. Yukarda anlatılana benzer bir karışım yapan erkek bir cadı warlock, henüz vaftiz edilmemiş çocukların yağları ile bir solüsyon yaparak ucuyor hızını ve gücünü arttırıyordu. Amacı Tanrının gerçek ismini öğrenip onu tersten okuyarak dünyaya hükmetmekti.(başarılı olamadı)
Hatırladığım diğer bir detay ise cadının olduğu evde taze kremanın derhal bayatlamasıydı...
Kısacası bir film çoğu gerçek ötesi, insanların geçmişten günümüze inanmak istedikleri ve korkularını sergiliyor.
Yani o yazıda bir kırda birkaç arkadaşıyla cadının doğaya güzel iltafatlarda bulunduğu dans ettiği ve doğanın sunduğu güzelmeyvelerden yiyip şarap içerek dansettikleri yazsa idi bukadar ilgi çekmezdi.
Bir ikincisi insanlara işkence altında söyletebilecekleriniz için çok değil bir 20 - 30 yıl öncesi Türkiye ye gidin ve görün...

yaralıaşık
12-13-2010, 13:51
Yanılmıyorsam 90 lı yıllarda hollywood yapımı bir film vardı. Yukarda anlatılana benzer bir karışım yapan erkek bir cadı warlock, henüz vaftiz edilmemiş çocukların yağları ile bir solüsyon yaparak ucuyor hızını ve gücünü arttırıyordu. Amacı Tanrının gerçek ismini öğrenip onu tersten okuyarak dünyaya hükmetmekti.(başarılı olamadı)
Hatırladığım diğer bir detay ise cadının olduğu evde taze kremanın derhal bayatlamasıydı...
Kısacası bir film çoğu gerçek ötesi, insanların geçmişten günümüze inanmak istedikleri ve korkularını sergiliyor.
Yani o yazıda bir kırda birkaç arkadaşıyla cadının doğaya güzel iltafatlarda bulunduğu dans ettiği ve doğanın sunduğu güzelmeyvelerden yiyip şarap içerek dansettikleri yazsa idi bukadar ilgi çekmezdi.
Bir ikincisi insanlara işkence altında söyletebilecekleriniz için çok değil bir 20 - 30 yıl öncesi Türkiye ye gidin ve görün...
yazınızda bişey dikkatimi çekti gerek wiccalıkta ve havvasta terten okuma ritüeli var kuranı tersten okumayı hem okumuş hemde duymuştum galiba herşeyin başı insiye olmak çekim yasasını işletmek hiçbir canlıya zarar vermeden maji olmazmı gerçi mevcutta acemiyim habire sorgulama içindeyim cadı olma girişimim olmasada merak etmeden duramıyorum.

yekser
12-13-2010, 17:29
ben çoğu kez rüyalarımda uçtuğumu gömüştüm ama işin ilginci ne zaman rüya gördüğümün farkında olsam ilk yapmaya çalıştığım şey uçmak oluyo. hatta bir keresinde cadı gibi süpürgeye binip uçtuğum bile olmuştu. bundan bi anlam çıkarmam gerekiyor mu bilmiyorum. bu birşey ifade eder mi? yoksa sizce bunlar sadece bilinçaltı rüyaları mıdır?

gecenin_sessizliği
02-23-2013, 14:39
tiksindirici

Frozen_Soul
01-28-2014, 16:21
evliya çelebinin seyehatnamesinin bu tür ilginç kısımları var uçan cadılardan bahseden bir okuyun derim ilgiç doğrusu
cadı , şaman gibi şeylerin bahsi geçiyo

cemil3542
06-29-2014, 23:24
sadece otlarla yapılan bir merhem yok mu ?

cemil3542
06-29-2014, 23:29
Konuştuğunuz tradisyonu bilmeden konuşmayın lütfen. Cadılar astral çalışmalar yaparak da bunları yapabilir ve birçok bitki cadıları astral seyahate çıkarmaya yeter. Bu zehirli bitkiler zaten öldürücü derecede zehirli olduğu için sistemi çok iyi bilen cadılar dışında kullanmaya cesareti olanlar da yoktur. Tragna kitabını okumuş olanlarınız varsa şayet katlarda kişilerin kanlarının akıtılabildiği bilgisine bir nebze sahip olurunuz. Ha bu çalışma uydurma, engizisyon mahkemelerinin cadılara attığı lekeden başka bir şey değildir orası ayrı mesele. Ama cadıları da şirin, doğanın koruyucuları, sevimli dünya melekleri ve şeker insancıklar olarak görmeyin. Tarih boyunca yapılmış cadı lanetleme çalışmaları hakkında bilginiz olsa dudaklarınız uçuklardı.

Ha ayrıca, Satanist sistemlere de çamur atmayı bırakmanızda yarar var, zira sizin yürümekte korktuğunuz yollarda yürüyen insanlar (sapkın medyatik olanlardan bahsetmiyorum), kendi gölgelerini benimseyerek yaşayan insanların riskli olması sizin tercihinizde olan bir şey değil. İnsan oğlu iyi-kötü düalitesine aşina edildiği günden itibaren aydınlık tarafa sahip olduğu kadar karanlık tarafa da sahip olmuştur. Satanizm sistemlerini yeterince araştırmadan konuşmanız da ayrı bir mevzu.
birde bu tragna ismini verdiğiniz kitapta çıplak kadınlardan ffaln bahsediyo tamamen okumadım bi göz attım ama çıplak kdınla astral seyahatin ne alakası var ?
[Only Registered Users Can See Links] buyrun kitap burda